
Biz, Düş Art olarak üreten edebiyatçıları ve sanatçıları bir çatı altında toplayıp eserlerimizi dayanışma ruhuyla kitlelere ulaştırmak, aynı zamanda toplum yararına içerikler üretmek isteği ile bir araya geldik.
Öncelikle bilinenler dışında Ayşen İnci kimdir? Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?
Oyunculuk hayatının ellinci yılında olmasına rağmen hala öğrenmeye, kendini geliştirmeye çabalayan bir oyuncudur, diye başlayabilirim cevabıma. Oyuncu olmak tek idealimdi, diyebilirim. Liseyi bitirdikten sonra Ankara Devlet Konservatuvarı sınavlarını kazanıp bu yolda ilk adımı atmış oldum.
Bir röportajınızda babanızın operacı olmanızı çok arzuladığından bahsetmişsiniz. Hatta sınavını kazanmış fakat sanat yolunuza tiyatroyla devam etmişsiniz. Operaya olan yeteneğiniz tiyatro yolculuğunuza nasıl katkılar sağladı. Operayla olan bağınız devam ediyor mu?
Babacığım çok iyi klasik müzik bilgisi olan biriydi. Çocukluğum bunları dinleyerek geçti. Onun da isteğiyle opera sınavına da girip kazandım ama tiyatroyu seçtim. Tiyatro daha gerçek geldi bana. Okulda beni çalıştırmak isteyen şan hocalarım oldu. O derslerin faydasını daha sonra oynadığım müzikallerde çok fazla gördüm.
Yaptığınız iş gereği birçok kıymetli oyuncuyla çalıştınız. Size ilham olan biri var mıdır? Tanışmadığınız biri de ilham olmuş olabilir? İlham olmasa bile izlerken büyülendiğiniz bir oyunculuk oldu mu? Olduysa karakter ve oyuncu ismi verebilir misiniz?
Çocukluğum radyo tiyatrolarını dinleyerek geçti. Dönemin en iyi oyuncuları seslendirirdi ve benim onlara hayranlığım böyle başladı. Sonra onları sahnede izleyince iyice etkilendim. İsim ayırmak istemiyorum ama Işık Yenersu beni büyüleyenlerin başında gelir. Keza Cüneyt Gökçer, Kerim Afşar, Macide Tanır gibi isimleri sayabilirim. Sahnede en keyifle oynadığım oyuncular olarak da Çetin Tekindor ve Selçuk Yöntem'i sayabilirim.
Sahnede yaşadığınız ilginç bir anınız var mı?
Çok fazla anım var elbette. Kılıç ve Ney oyununda bir oyuncu sahnesini unuttuğu için tek başıma kan ter içinde oynadığımı ve seyirciye hissettirmemek için nasıl zorlandığımı bugün bile hatırlarım.
Hazırlanırken en çok zorlandığınız rol hangisiydi? Kendinize rol model aldığınız isimler var mı?
Beni en çok zorlayan Öp Beni Kate müzikali ve Tek Kişilik Düet oyunları oldu. Metin haricinde inceleme ve çalışma gerektiren oyunlardı. Birinde şan çalışmam diğerinde ise MS hastalığını araştırmam gerekiyordu.
Periliçe'den Masallar adlı bir Youtube kanalınız var. Aynı zamanda bir masal kitabı yazarısınız. Bu çalışmalara imza atarken motivasyonunuz neydi?
Sanıyorum Sihirli Annem döneminde gördüğüm ilgi beni çocuk kitabı yazmaya ve masal kanalı açmaya yöneltti.
Tom Kempinski'nin kaleme aldığı Tek Kişilik Düet oyununda MS hastası bir keman virtüözü olan Stephanie Abrahams'ı canlandırdınız. Bu rolden sonra Türkiye Multipl Skleroz (MS) Derneği Başkanlığı yaptınız. Bize bu süreci biraz anlatır mısınız?
Role hazırlık aşamasında doktorlar, hastalar ve MS Derneği’yle yoğun temaslarım oldu. Bir süre gönüllü olarak dernek için çalışmalar yaptıktan sonra Türkiye MS Derneği Başkanlığına seçildim.
Bizim platformumuzun amaçlarından biri de topluma faydalı işler üretmek, paylaşmak. Bu paralelde, bizim aracılığımızla; okurlarımıza, takipçilerimize ve elbette sizlerin hayran ve takipçilerine en beğendiğiniz oyun ve kitabın hangileri olduğunu tavsiye olması adına söyleyebilir misiniz?
Çocukluğumdan itibaren o kadar çok kitap okudum ki seçim yapmam çok zor. Biyografileri özellikle çok seviyorum. Çocukken okuduğum ilk yetişkin kitabı olan Pearl S.Buck'ın Sarı Esirler kitabı diyeyim. Beni etkileyen son oyun da Dirmit adlı oyun oldu. Nezaket Erden müthiş bir oyunculuk sergiliyor.
Bir kitabın filme uyarlanmasını isteseniz bu hangi kitap olurdu ve siz hangi rolü canlandırmak isterdiniz?
Dünya tiyatro klasiklerinden hangisinde, hangi rolde oynamak isterdiniz? Bir de çalıştığınız işler içerisinde, kendinizin oynadığı, canlandırdığı karakterler arasında en beğendiğiniz karakter hangisi oldu?
Anna Karenina romanından Anna karakterini oynamak güzel olurdu. En severek oynadığım rolüm ise Tek Kişilik Düet oyunundaki Stephanie Abrahams karakteri oldu.
Son olarak, oyuncu olmak isteyen gençlere neler önermek istersiniz. Oyunculuğun olmazsa olmazı nedir?
Öncelikle elbette yetenek ama bir o kadar çalışmak, disiplinli olmak, çok okumak, izlemek, gözlem yapmak, empati duygusunu geliştirmek.
Bizi kabul edip sorularımıza içtenlikle cevap verdiğiniz için size çok teşekkür ediyoruz.
Sahneniz, alkışınız çok olsun…