Özel Dosya - İlayda Su Güner - Tomris Uyar

"Bir şeylerin dışındayım biliyorum. Daha doğrusu bir şeyler bensiz sürüp gidiyor."- Tomris Uyar-

 

Tomris Uyar’ı düşünenler bize ne anlatır?

Birçok yazar, eleştirmen ve okuyucu Tomris Uyar’ın edebiyatımızda özel bir yeri olduğunu söyler.Peki, onu diğer yazarlardan ayrı kılan özellikler nedir? 

DüşArt’a bir Tomris Uyar yazısı teslim edeceğim sözünü verdikten sonra ona nasıl yaklaşacağımı düşündüm. Onun külliyatını bitiren, onun hakkında bir şeyler yazmak isteyen insanlardan yararlanmanın en doğru alternatif olacağına inandım. Makale taradım, videolar, röportajlar izledim.

İlk adımım neslimden de beklenebileceği gibi bunu bir yapay zekâ uygulamasına sormak oldu. Madde madde başlıklara ayrılmış bir cevap aldım ve aşağıda belirttiğim kişilerden pasajlar aldım. Başlıklarsa onun değerli bir çevirmen ve kurguda hikâyeye sadık olduğu, toplumun farklı kesimlerinin sorunlarını ele aldığı ve üslubu yönünden edebiyatımızda özel bir yeri olduğu cevabını çıkarttı bana.

Kendisi ise Trt Arşiv’de yayınlanan bir röportajında amacının yüzyıllar geçse de değişmeyecek temel noktaları olduğunu ve hangi toplumda yaşarsa yaşasın bu endişeleri paylaştığını anlatmak olduğunu ifade ediyor.

Doğan Hızlan, Tomis Uyar’ın düşüncelerini ifade ederken bir edebiyatçının hiçbir zaman türüyle, kendisiyle, çevresiyle uyum içerisinde olacağına inanmadığını belirtir. Kendisi de bir yazarın kendini değiştirdiğini, kendini ve yaşadığını anlattığını, bu kadar unsurun bir araya geldiğinde uyum sağlamanın mümkün olmayacağını anlatır.

Tomris Uyarı’ı araştırıken Nilüfer Belediyesi’nin 2023 yılında onu yılın yazarı seçtiğini ve onunla ilgili birçok değerli isimle söyleşi gerçekleştirdiklerini gözlemledim. İlgili YouTube kanalından ve Tomris Uyar ile ilgili oturumlardan istifade ettiğimi söyleyebilirim.

Oturumda Sibel Yılmaz; Tomris Uyar’ın yazarları bir tarafta toplum sorunlarını önceleyen ve diğer kanatta varoluşçuluktan, dönemin modernist eğilimlerinden etkilenen bir kuşak olarak ayırdığını söyler. Bunun yanında üçüncü bir yol olarak kendisi, bu iki ayrımın dışında yeni bir hikâye anlayışı koyar ve öyküden bahsederken buna yenilik hikâyesi der. Sevgi Soysal, Leyla Erbil, Selçuk Baran’ı da bu grubun içine alır.

Aynı videoda Hazel Melek Akdik, Tomris Uyar’ın hikâye ve öykü ayrımına dikkat çekiyor. Bir vaka kurgusu olan her anlatı hikâye vasfını taşıyabileceğini, öykü olması içinse bunun bir biçem süzgecinden geçmesi gerektiğini savunuyor.

Ayfer Tunç ve Murat Gülsoy’un uzun zamandır sürdürdüğü ‘Diyaloglar’ oturumunda Ayfer Tunç, Tomris Uyar’ı kurguyu önemseyen, Türkçeyi pür haliyle kullanan, tumturaklı sözler kullanmadan güçlü ifadeler kullanan bir yazar olarak tanımlıyor. Ek olarak; toplumsal duyarlılık, yaşanan günün getirdiklerini bir biçimde edebiyatına yansıtma kaygısı olan bir yazar olduğunu ifade ediyorlar.

Tomris Uyar’ın çevirmenliğini de ele alan tezinde Merve Sevtap Ilgın, Tomris Uyar’ı orijinal metne ve yazara sadık kalmak adına akıcılıktan feragat edebileceğini ve bunun da kendisinin de bir yazar olduğundan kaynaklandığını ileri sürüyor.

Bir röportajında Tomris Uyar; hayatı bilmeyen, nerelere gittiğini, neler yaptıklarını bilmeyen insanların ne kadar iyi dil bilirlerse bilsinler bir yazarı, başka bir dil hayatına çevirmesi son derece güç olduğunu söylüyor.

O kimden beslendi?

Tomris Uyar’ı takip edenler onun Virginia Woolf çevirileri de yaptığını bilirler. Bir röportajında “Virginia Woolf’un kendisinden çok onu çevirmeyi seviyorum.” dediğini de okuyabiliriz. Ek olarak Notos’un Tomris Uyar sayısındaki yazıda Katherine Mansfield’ın ölümünü Virginia Woolf ‘un “Ben şimdi kim için yazacağım” sözünü de bir duygu yoğunluğuyla anlatır Sema Kaygusuz’a.

Banu Altınova ve Ayşe Ulusoy Tunçel, kaleme aldıkları makalede “Tomris Uyar, gerek kadın duyarlılığını konu edindiği öyküleri gerekse Virginia Woolf’tan yaptığı çevirilerle Virginia Woolf’un Türk Edebiyatındaki izdüşümüdür.” cümlesini kurmuşlardır. Onlara göre ikisi de kuramsal ilkelerden bağımsız olarak toplumun koşullarına baş kaldırmış yazarlardır.

Gül Ersoy röportajında okuduğum kadarıyla klasik yazarlardan Reşat Nuri Güntekin’i, Sait Faik, Sabahattin Ali, Halit Ziya, Melih Cevdet, Franz Kafka’yı sever, Marilyn Monroe ve James Dean’in iyi oyuncular olduğunu ifade eder. Sevmek Zamanı’nın “Leyla ve Mecnun” öyküsünün farklı şekilde ele alındığını söyler.

Çok satan kitaplar konusunda ise herkesi bir şemsiyede toplayan, bütün eğilimlere cevap veren eserlerin olamayacağına vurgu yapar.

Nasıl Yazar?

Tomris Uyar, “Gecenin İçinden” programında her gün yazmadığını, materyali zihninde tamamladığında masaya oturduğunu söyler. Bulaşık yıkarken bile gelebilir ona göre fikirler.

Her yerde yazabilse de içinde karalamalarını bulabileceği, döndüğünde aynı bulabileceği bir oda olsa çok sevineceğini, ileriki yaşlarda insanın buna ihtiyacı olduğunu söyler onunla yapılan röportajda. Bu da bizi yeniden “o” yazara götürür.

 

KAYNAKÇA:

Tomris Uyar | Doğan Hızlan ile Karalama Defteri | 162. Bölüm: https://youtu.be/Pq8uHHGm5aQ

Tomris Uyar | TRT Arşiv:https://youtu.be/mınetzdgbdo 

Https://parsomenfanzin.com/2020/04/16/tomris-uyar-ile-soylesi-edebiyat-bir-sey-ogrenmek-icin-okunmaz/ 

Https://www.edebiyathaber.net/tomris-uyar-anlatiyor-verdigim-ozgurlukten-kendime-de-isterim/

Diyaloglar, Karşılaşmalar 3: Tomris Uyar & Milan Kundera https://youtu.be/vwa-jwhvh-E

Söyleşi | biçim, dil ve değerde “yenilik” : Tomris Uyar öykücülüğü

Https://youtu.be/fjakadfıjsq 

Tomris Uyar - Gecenin İçinden Radyo Programı Söyleşisi (1994) https://youtu.be/oxqgb41nkay

1. Oturum | tomris uyar’ın öykücülüğü ve eleştiri yazarlığı Https://www.youtube.com/watch?V=0rahsslwjkg 

Ilgın, M. S. (2019). Tomris Uyar’ın çevirmen ve yazar kimliklerinin etkileşimi. Rumelide Dil Ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi473-499. Https://doi.org/10.29000/rumelide.649336

Altınova, Banu ve Tunçel, A. U. (2014) Hayata Edebiyatla Direniş: Tomris Uyar ve Virginia Woolf’un Günlüklerinde Yükselen Kadın Sesi Dil ve Edebiyat Eğitimi Dergisi

Notos 33 – Tomris Uyar

734 8