
Deneme - İkilemler Üzerine - Enes Furkan Alikaya
Tutunamadım kıyısından şu hayata. Sevemedim yaşamın tadını. Kabuk bağlayan yaralarımı kanatıyorum şimdi, kenarlarından yaşanmamış bir ömür akıtıyorum. Evimin bomboş duvarlarına ne bulursam asmaya çalışıyorum, güzel çirkin ayırt etmeden. Boş kaldığında geçmişim canlanıyor, tahammül edemiyorum. Kapkara bir gün şimdi hüzün, sokakları kaplayan. Elimde onlarca kartpostal, geçmişimden bugüne uzanan. Çok kez yazdığım satırlara vasiyet havası yüklediğim oldu fakat hiçbirini ciddiye almadı insanlar. Şimdi gökyüzü kapkara, çimenler, ağaçlar… Katran karası bir masal, saman sarısı bir hayal. Acı, nüfuz ettikçe kanıma; galeyana geliyor tüm duygularım. Bu ayaklanmaları bastıramıyorum kirişlerinden çile damlayan evimde. Ağlıyorum amasız fakatsız. Her gözyaşımda birkaç gram daha çekiliyor ruhum ayak parmaklarımdan göğsüme doğru. Papatya kokması gereken gençlik hayal etmiştim onlu yaşların başında. Onlu yaşlarımın sonunda onsuz kaldığım çok oldu, hatta yirmilerimin başında da. Çok kez başarmak için mücadele verdim kendi içimde bu buhranlı duyguları vuslata erdirmeyi. Sonucu hep yepyeni başarısızlığa ulaştırdı beni. Döndüğüm her köşe başı ıssızlaştı bu şehirde, kalabalıklar arttı, sisler çoğaldı. Tek bir tebrik almadım yaptığım hiçbir eylemden. Ama hep onaylanmak istedim içten içe kimselere söylemeden. Toplumsal normlara hep kendi içimde baş kaldırdım, insanlar içinde hep insanlara ayak uydurdum. Dışım başkaydı içim başka. Mücadelenin hasını kendime karşı verdim hep, dışlanmamak için dış dünyada. Ama iç dünyamda hep kendi kendimi dışladım somut şeylerden. İnsanlar durmadan yalan söylüyorlardı, farklı menfaatler uğruna. Gördüm, işittim, dokundum o yalanlara bizzat. Tek yaptığım şey doğrusunu bildiğim soruların yalan cevaplarını can havliyle dinlemek oldu kocaman bir hiçlik içinde. Cevapsız bıraktığım onca soruya geri dönüyorum bazen kaçamak cevaplar eşliğinde. Bu çok taze bir dünya diyorum, kendimi bile inandırıyorum yalnızca kendime söyleyebildiğim yalanlara. Sıkça düştüğüm ikilemler yaratıyorum kendime, çoklu evren teorileri, izafi zaman falan diyorum oyalanıyor bir müddet ruhum. Kan kardeşi ilan ediyorum sonra acıyla kendimi, varsın kanasın yaralarım, kan kaybından da ölebiliriz can kaybından da. Teneşiri bulut rahatlığı kabul eder bedenim, bir yatsam oraya anca o zaman dinlenir gibiyim.