ZAMANINDA ÇEKİP GİTMEMEK DE KENDİNE HAKSIZLIKTIR... ASLI ILGIN KOPUZ'UN "ZAMAN ZAMAN GÜNEŞLİ" KİTABI HAKKINDA YAZDIK..

  • 23.Nov.2025

ZAMANINDA ÇEKİP GİTMEMEK DE KENDİNE HAKSIZLIKTIR... ASLI ILGIN KOPUZ'UN "ZAMAN ZAMAN GÜNEŞLİ" KİTABI HAKKINDA YAZDIK..

Her yıl mutlaka Türk yazarlardan; adı herkesçe bililnen birkaç ismin dışında kalan, çok popüler olmayan veya çok satanlar rafında pek görmediklerimizden birkaç kitap okumaya gayret gösteriyorum. Bu yıl da bu şekilde yedinci kitabımı okumuş oldum. Çok bilinen birkaç yazarımız dışında birçok yazarın da daha çok okunmasını, kitaplarının onlarca baskı yapmasını umuyorum. Okur kitlemiz maalesef, farkında olmadan popüler kültürün kıskacında kalmış, reklamı çok olan, sosyal medyada çok dönen kitapları okuyor. Bunun kırılmasını umarak birkaç senedir bu şekilde bir yol izliyorum. 

Kendi sosyal medya hesaplarımda da hem okurken hem de okuduktan sonra beğendiklerimi önermeye çalışıyorum.

Bugün Aslı Ilgın Kopuz’un “Zaman Zaman Güneşli” kitabından bahsetmek istiyorum…

Yazar “Sen Anlatıcı”yı kullanmış. Yazarın bir bakıma kendi kendine konuşması veya iç sesinin dışa vurma hali gibi yazılmış. İlk ilgi çeken kısım bence bu anlatım. Bu, sizin hemen metne tutunmanızı sağlıyor. Kendine has bir tavrı olduğunu hissediyorsunuz daha başlar başlamaz.

 

İkili ilişkilerde zaman zaman görülen bencil, sevgisiz bir erkek karakter ile ona aşık ve tutkun bir kadın görüyoruz. Aslında bir bakıma ilişkiyi kadın tek başına yürütüyor, adam olsa da olur, olmasa da olur tavırlarında. Kadın duygularını yüksek yaşarken erkek, sanki içinde bir duygu barındırmıyor gibidir. Kadın ilişkide sömürülüyor, fedakârlık yapıyor, günden güne eriyip kurumuş bir dala döner gibi içten içe çürüyor. Alma verme dengesi kaybolmuş bir ilişkiye şahit oluyoruz. Fakat kadın, kendisine bir sevgi kırıntısının bağışlanacağı yönündeki umudunu da asla yitirmiyor. Kadının bu durumu aslında toplumdaki; şiddet görse de aldatılsa da asla kocasından ayrılamayan çaresiz binlerce kadını hatırlatıyor ki zaten buradaki karakter de kadını aldatılıyor. Buna rağmen kadın ilişkisini bitirmeyi göze alamıyor. Adama kızsak da nefret etsek de kadına da ister istemez serzenişte bulunuyoruz okurken. Zaman zaman hak etmeyen insanlara yaptığımız iyilikler geliyor aklımıza ve kadına “bu kadar saf olma” diyoruz içimizden. Aslında kadın, birçoğumuzla benzerlikler gösterebiliyor.

Bir bakıma toplumcu gerçekçi, toplum eleştirisi de sayılabilir. Yapabilen erkekler için empati kurdurabilir veya özeleştiri yaptırabilir belki. Çünkü buradaki karakterler gerçek, toplumda yaşayan, gördüğümüz karakterler.

Dili akıcı bir kitap. Kısa denebilir fakat duygusu ve gerçeğin bir yansıması olması bakımından önemli, kıymetli ve okunmayı hak eden bir kitap.

Kıymet görmesini umuyorum…