Jasper, Leon ve Medea - PINAR ÇEKİRGE, MEDEA OYUNU ÜZERİNE YAZDI

  • 10.Jan.2025

Jasper, Leon ve Medea - PINAR ÇEKİRGE, MEDEA OYUNU ÜZERİNE YAZDI

“Ayaklarınızı seviyorum. Acıktığınızda karnınızın guruldamasını seviyorum. Pipetleri çiğniyorsunuz ya, onu da seviyorum. Uydurduğunuz şakaları seviyorum. Nasıl dans ediyorsunuz bazen, çok seviyorum öyle onu. Arada böyle fark etmeden ‘pırt’ yapıveriyorsunuz ya, onu da çok seviyorum. Kıyafetlerinizi yıkarken, bütün koca bir günün yaşanmışlığını o kıyafetlerin üstünde görmeyi çok seviyorum. Saçınızı çok seviyorum. Ah, nasıl seviyorum saçlarınızı. İlk ben dokundum o saçlara. İlk bendim. Kanınızı seviyorum. Kimse bir şeyi benim sizi sevdiğim kadar sevmemiştir. Güzel çocuklarım benim. Güneşin kızının çocukları... Canlarım. Tek aşklarım..."

 

Kate Mulvany ve Anne-Luise Sarks'ın yazdığı, Hira Tekindor'un pürüzsüz bir Türkçe ile dilimize kazandırdığı, ses, efekt, sahne tasarımını gerçekleştirip yönettiği "Medea"nın yapımcılığını Dor Productions, uygulayıcı yapımcılığını Omnia Yapım, ışık tasarımını Yakup Çartık, koreografiyi Gürhan Elmalıoğlu, ikinci yönetmenliğini Beste Güven, dekor uygulamasını Kibele Dekor üstlenmiş. Oyun ve prova fotoğraflarını ise Banu Kaplancalı, Pırıl Baruh çekmiş.

 

Defne Kayalar'ın 'Medea', Abdullah Burak Kaya ve Ayaz Çoban'ın 'Jasper', Ayaz Gülşen ve Tarık Sarıyar'ın 'Leon' karakterlerini yaşar kıldığı "Medea"da gelişen olaylar iki çocuğun gözünden, iç dünyalarından yükselen sözcüklerle anlatılıyor.

 

"Ölmüşler, ölmemişler fark etmez. Sonuçta bir ara yaşadılar..."

 

Cinnet, yalnızlık, isyan, öç, sevgi, tutku... tüm bu duygu yelpazesi içinde anne ve çocukları da bir ara yaşamışlardı.

 

Hira Tekindor, dinamizm ve zamanlama mükemmeliyeti kadar reji üslubu, yaratıcılığı, özeni, tekstin iletisini başarıyla yansıtmasıyla da göz dolduruyor. Dahası eserin duygusunu, düşüncesini derin bir bütünlük içinde seyirciye ulaştırırken, salonu dolduran insanların nabzını bir an olsun elinden bırakmıyor. Sadece karakterleri ortaya koymakla kalmıyor, karakterlerin tüm hayal kırıklıklarını, sarsıntılarını, hislerini başarıyla, etkili bir biçimde aktarıyor, repliklerin ruhuna iniyor ve gerçek anlamda 'master class' bir yapıma imza atıyor.

 

Oyuncular beden dillerini, fiziklerini, samimi ve inandırıcı tepkileriyle, dahası her anı yaşayarak belleklerden kolay silinmeyecek yorumlar ortaya koyuyorlar. Nasıl anlatsam, oyun sizi öyle bir sarıp sarmalıyor ki, çok geçmeden başka bir dünyanın içinde buluyorsunuz kendinizi. Jasper ve Leon ile oynarken Medea olup kadehlere nane likörü boşaltırken kim olduğunuzu, nerede olduğunuzu, hatta ne yaptığınızı, unutuveriyorsunuz.

 

Jasper ve Leon odalarında bir yandan aile içi sorunlarını konuşurken, çocuk kalplerinde saklı hayalleri de birbirleriyle paylaşıyorlardı.

 

Babaları bir 'kadın arkadaş' nedeniyle evden ayrılmıştı. Leon, babasının kazağını gizlice alıp saklamıştı mesela. Jasper, babalarıyla yaşayacakları köşke, her akşam annelerinin de gelip onlarla yemek masasında beraber olmasını istemekteydi. Sahi, babalarının arkadaşı olan o kadın ruj sürmüş bir ördeğe benzemiyor muydu?

 

Odalarının kapısı kilitliydi.

 

Belki de o oda tek sığınaklarıydı. Akvaryumdaki balıkları, oyuncak tabancaları, kılıçları, duvarda asılı posterleri, pelüş hayvanlarıyla, dış dünyanın tehlikelerinden uzaktaydılar... peki ya o sesler? Anne ve babalarının uğultuya dönüşen sesleri... annelerinin yüzündeki o donuk, o mutsuz ifade?

 

Odanın kapısı usulca açıldı...

 

Böylesi önemli bir teksti 'tiyatro sanatına yaraşan' bir şekilde ele alıp sundukları için başta Hira Tekindor olmak üzere tüm ekibi kutlamak istiyorum. Bu tür nitelikli, özenli, ticari ucuzluklara ödün vermeyen, üst düzey oyunlara o kadar çok ihtiyacımız var ki.

 

"Medea"yı izlemenizi öneririm.

 

PINAR ÇEKİRGE